Bana bırakmayı kimse öğretmedi ki ...! emin yavuz
doğruyu gösterebilirim fakat inanmanı sağlayamam.!...
Bebekler Üzerinde Yapılan Deney
Bebeklerin dünyaya ilahi bir dille gelip gelmediklerini merak eden II.Friedrich, hiç kimseyle hiçbirşey konuşmaksızın,iletişim kurmaksızın büyüyecek bebeklerin konuşma çağına geldiklerinde hangi dille konuşacaklarını öğrenmek ister. Bunun için, ülkenin değişik yörelerinden yeni doğmuş bebekleri sarayına getirtir.
Dadılar,sütanneler,en iyi aşçılar ayrı ayrı odalardaki bebekleri beslemeye başlarlar. En iyi şekilde karınları doyurulur. Ancak, II.Friedrich, bebeklerle ilgilenenlerden tek bir şey ister.
Bebeklere en iyi şekilde bakılacak ama kimse onlarla konuşmayacak, iletişim kurmayacak ve bebeklerin hiçbiri de birbirini görmeyecektir. Bebeklerin dünyaya ilahi bir dil getirip getiremedikleri hiçbir zaman öğrenilemedi.
Neden mi? Çünkü bu bebekler konuşma çağına geldiklerinde birer birer ölmüşlerdi.
Konfüçyüs, bir ülkeyi yönetmek için önce o ülkenin dili üzerinde hakimiyet kurulması gerektiğini söyler. Dil kusurlu olursa düşünce iyi anlatılamaz; düşünce iyi anlatılamazsa yapılması gerekenler doğru yapılamaz;görevler gereği gibi yapılmazsa kültür bozulur;kültür bozulursa insanlar arasındaki değerler ortadan kalkar.
samiriyeli - 04.08.2018
Sapere aude
Sapere aude ...
Sapere aude (Latince: "Bilmeye cesaret et!") İlk defa Horatius tarafından kullanılan Latince deyiş. Horatius'un kullandığı haliyle Dimidium facti qui coepit habet: sapere aude yani, "Kendi aklınla düşünmeye cesaret et!" dir.
Immanuel Kant ve Aydınlanma Çağı ile özdeşleşmiştir.
Kant "Aydınlanma Nedir?" adlı denemesinde aydınlanma çağının felsefesini bu deyiş ile özetlemiştir.
temiz nokta - 02.08.2018
tüm hakları saklıdır. eminyavuz.net © 2006-2019